aramak, arayışta bulunmak
Gezielt nach einer Person oder einer Sache suchen, meist durch die Polizei.
Bir kişi veya bir şeyi, genellikle polis tarafından kasıtlı olarak aramak.
☞ Genellikle 'nach' edatıyla birlikte kullanılır.
-
Die Polizei fahndet seit Wochen nach dem Dieb.— Polis, haftalardır hırsızı arıyor.
-
Sie haben intensiv nach dem vermissten Kind gefahndet.— Kayıp çocuğu bulmak için yoğun bir arama yaptılar.