Прилагательное Частотностьtop-25k+CEFR B2

hauteng

[ˈhaʊ̯ˌteŋ]
По слогам haut|eng
§Значения
son derece dar, sıkışık
Extrem eng, kaum mehr Platz lassend.
Aşırı dar; neredeyse hiç yer bırakmıyor.
нейтральное
  1. Die Parklücke war hauteng.
    — Park yeri son derece dar ve sıkışıktı.
  2. Wir mussten durch einen hautengen Korridor gehen.
    — Dar ve sıkışık bir koridordan geçmek zorunda kaldık.
Синонимы
Антонимы
vücuda yapışan, dar
Sehr eng anliegend (meist bei Kleidung).
Çok sıkı oturan (genellikle giysilerde).
нейтральное
  1. Sie trägt heute eine hautenge Jeans.
    — Bugün vücuduna tam oturan bir kot pantolon giyiyor.
  2. Das Kleid sitzt hauteng.
    — Elbise vücuda tam oturuyor.
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке