yüksek sesle, avazı çıktığı kadar
Sehr laut, ohne Rücksicht auf die Umgebung.
Çevreye hiç aldırmadan, çok yüksek sesle.
-
Er lachte lauthals durch den Raum.— O, odanın içinde kahkahalarla güldü.
-
Sie sang lauthals ihr Lieblingslied.— En sevdiği şarkıyı yüksek sesle söyledi.