Прилагательное Частотностьtop-25k+CEFR C2

ungezähnt

[ˈʊnɡəˌt͡sɛnt]
По слогам un|ge|zähnt
§Значения
dişsiz
Ohne Zähne oder ohne die Fähigkeit zu beißen.
Dişsiz veya ısırma yeteneğinden yoksun.
нейтральное
  1. Der ungezähnte alte Hund kann nur noch weiches Futter fressen.
    — Dişleri dökülmüş yaşlı köpek artık yalnızca yumuşak mama yiyebilir.
  2. Der alte Mann ist bereits ungezähnt und kann nur noch Suppe essen.
    — Yaşlı adamın artık dişleri yok; sadece çorba yiyebiliyor.
Синонимы
Антонимы
sayılmamış (dişler açısından)
In der Zahnmedizin: Ein Zustand, bei dem die Zähne nicht gezählt oder erfasst wurden.
Diş hekimliğinde: Dişlerin sayılmadığı veya kaydedilmediği bir durum.
терминологическое
☞ Nadiren uzmanlık alanında kullanılır.
  1. Die Liste der Milchzähne im Bericht war leider noch ungezähnt.
    — Ne yazık ki rapordaki süt dişleri listesi henüz boştu.
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке