vizitkartı büyüklüğünde
Etwa so groß wie eine Visitenkarte.
Yaklaşık olarak bir kartvizit kadar büyüklükte.
-
Er besitzt eine visitenkartengroße Kamera.— Onun kartvizit büyüklüğünde bir kamerası var.
-
Das Display ist nur visitenkartengroß.— Ekran yalnızca bir kartvizit büyüklüğünde.
-
Sie legte ein visitenkartengroßes Foto auf den Tisch.— Masanın üzerine kartvizit büyüklüğünde bir fotoğraf koydu.