şaka yapan, takılan
Scherzend, neckend oder auf eine humorvolle, oft etwas plumpere Art Witze machend.
Şaka yaparak, takılarak veya mizahi, genellikle biraz kaba bir şekilde espriler yaparak.
☞ ‘Wuchteln’ fiilinden türetilmiştir (şakalaşmak/fıkra anlatmak).
-
Er erzählte die Geschichte ganz wuchtelnd.— Hikayeyi çok coşkulu bir şekilde anlattı.
-
Sein wuchtelnder Stil gefällt mir nicht.— Onun hırçın üslubu hoşuma gitmiyor.
-
Sie antwortete wuchtelnd auf seine Frage.— Sorusuna güçlü bir şekilde yanıt verdi.