yaşlanmak
Einen Zustand erreichen, in dem die Altersstruktur einer Gruppe oder Gesellschaft zu hoch ist.
Bir grup veya toplumun yaş yapısının fazla yüksek olduğu bir duruma ulaşmak.
☞ Genellikle sosyolojik veya demografik bağlamda kullanılır.
-
Die Gesellschaft in Europa überaltert zunehmend.— Avrupa’daki toplum giderek yaşlanmaktadır.
-
Viele ländliche Regionen sind bereits stark überaltert.— Birçok kırsal bölge zaten ciddi şekilde yaşlanmış durumda.
Синонимы