yalan söyleme, rol yapma
Das bewusste oder unbewusste Vorspiegeln falscher Tatsachen oder Gefühle.
Bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yanlış gerçeklerin veya duyguların gösterilmesi.
-
Seine Gaukelei der Freude wurde schnell entlarvt.— Onun neşe taklidi çabaları hızla ortaya çıktı.
-
Man sollte keine Gaukelei gegenüber seinen Mitmenschen betreiben.— İnsanların birbirlerine karşı sahte davranışlarda bulunmaması gerekir.