Существительное Частотностьtop-25k+CEFR C2
der

Invalide

[ɪnvalˈiːdə]
По слогам in|va|li|de
§ Грамматика
Genitiv
des Invaliden
Plural
die Invaliden
§Значения
engelli
Eine Person, die aufgrund einer körperlichen oder geistigen Behinderung oder Krankheit nicht mehr arbeitsfähig ist.
Fiziksel veya zihinsel bir engel ya da hastalık nedeniyle artık çalışamayan kişi.
нейтральное
☞ Günümüzde çoğu zaman aşağılayıcı olarak algılanan eskimiş bir terim.
  1. Der Invalide erhielt eine staatliche Rente.
    — Engelli kişi devletten bir aylık aldı.
  2. Er pflegte einen alten Invaliden zu besuchen.
    — Eskiden yaşlı ve hastalıklı bir adamı ziyaret ederdi.
savaş sakatı
Ein Begriff für einen Kriegsveteran, der durch Kampfhandlungen körperlich geschädigt wurde.
Savaş eylemleri sonucunda fiziksel olarak zarar görmüş savaş gazisi için kullanılan bir terim.
возвышенное
☞ Tarihi bağlam.
  1. Viele Invaliden kehrten aus dem Krieg zurück.
    — Birçok sakat savaştan geri döndü.
  2. Die Ehrung der Invaliden fand im Park statt.
    — Engellilerin onurlandırılması parkta gerçekleşti.
§Однокоренные
§Связанные слова
Прилагательное Частотностьtop-25k+CEFR C1

invalide

[ɪnvaˈliːdə]
По слогам in|va|li|de
§ Грамматика
Сравнение · правильный
Positiv
invalide
Komparativ
invalider
Superlativ
am invalidesten
§Значения
geçersiz, hükümsüz
Nicht mehr gültig oder rechtlich nicht mehr wirksam.
Artık geçerli değil veya hukuken etkili değil.
нейтральное терминологическое
☞ Genellikle hukuki veya teknik bağlamda kullanılır.
  1. Der Pass ist leider invalide.
    — Ne yazık ki pasaport geçersiz.
  2. Diese Argumente sind in diesem Kontext invalide.
    — Bu argümanlar bu bağlamda geçersizdir.
Синонимы
Антонимы
güçsüz, sakat
Körperlich oder geistig beeinträchtigt; nicht mehr in der Lage, voll funktionsfähig zu sein.
Fiziksel veya zihinsel olarak engelli; artık tam anlamıyla işlev göremeyecek durumda.
возвышенное
☞ Eskimiş veya çok resmi bir ifade; modern dil kullanımında genellikle ‘engelli’ veya ‘kırılgan’ terimleri tercih edilmektedir.
  1. Der invalide Mann konnte nicht mehr alleine gehen.
    — Engelli adam artık tek başına yürüyemiyordu.
  2. Sie wurde im Alter invalide.
    — Yaşlandıkça engelli hale geldi.
Синонимы
Антонимы
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке