seçilmiş kız
Eine junge Frau, die durch die Wahl einer Mutterfigur oder einer Mentorin in eine enge, familiäre Beziehung zu dieser gerückt ist.
Bir anne figürü veya akıl hocası seçerek onunla yakın, ailevi bir ilişki kurmuş genç bir kadın.
-
Sie betrachtet die alte Dame als ihre Wahltochter.— O, yaşlı hanımı kendisinin manevi kızı olarak görüyor.
-
Obwohl sie nicht verwandt sind, ist sie seine Wahltochter.— Akraba olmasalar da, o onun üvey kızıdır.
-
Die Beziehung zwischen der Mentorin und ihrer Wahltochter ist sehr eng.— Mentor ile seçtiği kız arasındaki ilişki çok yakındır.