dışarı tırmanmak
Von einer tiefer gelegenen Position nach oben aus einem engen oder umschlossenen Raum heraussteigen.
Daha alçak bir konumdan, dar veya kapalı bir mekândan yukarıya çıkmak.
-
Das Kind ist vorsichtig aus dem Brunnen herausgeklettert.— Çocuk, dikkatlice kuyudan çıktı.
-
Er klettert langsam aus dem tiefen Loch heraus.— Yavaşça, derin çukurdan dışarı tırmanıyor.