Прилагательное Частотностьtop-25k+CEFR C1

hochverschuldet

[ˈhoːx fɛɐ̯ˈʃʊldət]
По слогам hoch|ver|schul|det
§Значения
aşırı borçlu, büyük borç yükü altında
In einer Situation, in der man sehr hohe Schulden oder Verbindlichkeiten hat.
Çok yüksek miktarda borç veya yükümlülüklere sahip olunan bir durumda.
нейтральное
  1. Das Unternehmen ist seit Jahren hochverschuldet.
    — Şirket yıllardır aşırı borçlu durumda.
  2. Er versuchte, seine hochverschuldeten Angehörigen zu unterstützen.
    — Borç batağındaki akrabalarına yardım etmeye çalıştı.
  3. Viele Familien sind heute leider hochverschuldet.
    — Ne yazık ki günümüzde birçok aile aşırı borçlu durumda.
Синонимы
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке