açık olmak
Nicht verschlossen sein (z. B. eine Tür oder ein Fenster).
Kapalı olmamak (örneğin bir kapı veya pencere).
-
Das Fenster steht die ganze Nacht offen.— Pencere bütün gece açık kaldı.
-
Warum stand die Tür gestern offen?— Dün kapı neden açıktı?