dinç, sağlam, çevik
In körperlicher Verfassung, besonders bei älteren Menschen, noch fit und aktiv.
Fiziksel olarak sağlıklı; özellikle yaşlı insanlarda hâlâ formda ve aktif.
-
Meine Großmutter ist noch sehr rüstig.— Büyükannem hâlâ çok dinç ve enerjik.
-
Er führt ein rüstiges Leben im Alter.— Yaşlılık döneminde aktif ve hareketli bir hayat sürüyor.
Антонимы