sarhoş olmak, kendinden geçmek
Sich in einem Zustand intensiver, oft unkontrollierter Trunkenheit befinden.
Yoğun ve çoğu zaman kontrol edilemeyen bir sarhoşluk halinde olmak.
☞ Çok gayriresmi; aşırı sarhoşluk halini tanımlar.
-
Er hat sich gestern Abend komplett volldröhnt.— Dün akşam kendini tamamen sarhoş etmişti.
-
Wir wollen nicht die ganze Nacht nur volldröhnen.— Bütün gece sadece gürültü yapmak istemiyoruz.