birlikte yaşamak
Gemeinsam in einer Wohnung oder einem Haus leben.
Aynı dairede veya evde birlikte yaşamak.
-
Wir wohnen seit zwei Jahren in Berlin zusammen.— İki yıldır Berlin’de birlikte yaşıyoruz.
-
Meine Geschwister wohnen nicht mehr zusammen.— Kardeşlerim artık birlikte yaşamıyorlar.
-
Sie wohnt seit einem Jahr mit ihrem Freund zusammen.— Bir yıldır erkek arkadaşıyla birlikte yaşıyor.