felaket, uğursuzluk
Ein Unheil, ein Übel oder ein Ereignis, das Leid verursacht.
Bir felaket, bir kötülük veya acıya neden olan bir olay.
-
Dieses Malum traf die kleine Gemeinschaft unvorhergesehen.— Bu felaket, küçük topluluğu beklenmedik bir şekilde vurdu.
-
Man sah in der Katastrophe ein großes Malum.— İnsan, bu felaketi büyük bir kötülük olarak gördü.
Синонимы