fiziksel varlık
Die tatsächliche, physische Anwesenheit einer Person oder Sache in einem Raum oder an einem Ort.
Bir kişinin veya bir şeyin bir mekânda ya da yerdeki gerçek, fiziksel varlığı.
-
Die Realpräsenz des Experten war für die Verhandlung entscheidend.— Uzmanın bizzat hazır bulunması görüşmeler için belirleyiciydi.
-
In der digitalen Welt fehlt oft die Realpräsenz der Teilnehmer.— Dijital dünyada katılımcıların gerçek varlığı çoğu zaman eksiktir.