yaşlı kadın, hasta kadın, çürük kadın
Eine alte, oft kränkelnde oder hinfällige Person.
Yaşlı, sık sık hastalanan veya güçten düşmüş bir kişi.
☞ Genellikle küçümseyici veya acıyan bir tavırla kullanılır.
-
Die alten Schratte saßen auf der Parkbank.— Yaşlı adamlar park bankında oturuyorlardı.
-
Die alten Schratten im Dorf leben sehr zurückgezogen.— Köydeki yaşlı insanlar oldukça içe kapanık bir hayat sürüyorlar.
Синонимы