zayıf düşmüş, bitkin kişi
Eine Person, die aufgrund einer Krankheit sehr schwach und auszehrend wirkt.
Hastalık nedeniyle çok zayıf ve bitkin görünen bir kişi.
☞ Genellikle tıbbi veya edebi bağlamda kullanılır.
-
Der junge Schwachzehrer lag blass im Bett.— Genç zayıf çocuk, yatakta solgun bir halde yatıyordu.
-
Man sah ihm als Schwachzehrer die Krankheit an.— İnsanlar onda zayıflığa yol açan bir hastalık olduğunu düşündüler.