zar zor, çok dar aralık
Ein sehr geringer Abstand; eine minimale Öffnung.
Çok küçük bir mesafe; minimal bir aralık.
-
Das Licht drang durch einen winzigen Spalt breit in das Zimmer.— Işık, çok küçük bir aralıktan odaya bolca sızdı.
-
Durch einen Spalt breit an der Tür konnte man das Licht sehen.— Kapının aralığından ışığı görebiliyorduk.