tarihin tanığı
Eine Person, die ein historisches Ereignis selbst erlebt hat und darüber berichten kann.
Bir tarihi olayı bizzat yaşamış ve bunun hakkında anlatım yapabilen kişi.
-
Die alte Zeitzeugin erzählte uns von den Kriegsjahren.— Yaşlı tanık bize savaş yıllarından bahsetti.
-
Wir suchen nach einer Zeitzeugin für diesen historischen Moment.— Bu tarihi an için bir görgü tanığı arıyoruz.
-
Als Zeitzeugin leistete sie einen wertvollen Beitrag zur Forschung.— Tanık olarak, araştırmalara değerli katkılarda bulundu.
Синонимы