içinde, içeride
In einem geschlossenen Raum, einem Behälter oder einem Gebäude befindlich.
Kapalı bir odada, bir kaplarda veya bir binada bulunan.
☞ ‘darin’in kısaltılmış hali.
-
Ist das Paket schon drin?— Paket zaten içeride mi?
-
Ich habe die Schlüssel in der Tasche, sie sind drin.— Anahtarları çantada buldum, içinde duruyorlar.
-
Geh bitte schnell drin rein.— Lütfen hızlıca içeri gir.