sık, yığılmış, birikmiş
In großen Mengen oder in häufigen Abständen auftretend; massiert oder konzentriert.
Büyük miktarlarda veya sık aralıklarla meydana gelen; yoğun veya konsantre halde olan.
-
Es traten gehäufte Regenfälle in der Region auf.— Bölgede yoğun yağışlar meydana geldi.
-
Die Fehler traten gehäuft in der Software auf.— Hatalar yazılımda sık sık meydana geldi.
-
Die Fälle sind gehäuft zu beobachten.— Bu tür durumlar sıkça görülmektedir.
Антонимы