çalınmış
Etwas wurde unrechtmäßig entwendet oder gestohlen.
Bir şey yasa dışı bir şekilde çalınmış veya gasp edilmiştir.
☞ ‘Klauen’ fiilinin II. participi sıfat olarak kullanılmıştır.
-
Mein geklauter Wagen ist weg.— Çalınan arabam artık yok.
-
Das ist ein geklautes Handy.— Bu çalıntı bir telefon.
-
Die geklauten Juwelen wurden gefunden.— Çalınan mücevherler bulundu.
Антонимы