aracılık etmek, müdahale etmek
Eingreifen oder intervenieren, um eine bestimmte Sache oder Person zu unterstützen oder zu beeinflussen.
Belirli bir şeyi veya kişiyi desteklemek ya da etkilemek amacıyla müdahale etmek veya araya girmek.
☞ Özellikle diplomasi veya hukuki bağlamda kullanılır.
-
Die Diplomaten interzedierten in dem territorialen Konflikt.— Diplomatlar, bölgesel çatışmada arabuluculuk yaptılar.
-
Er hat versucht, in die Angelegenheit zu interzedieren.— O, bu meseleye müdahale etmeye çalıştı.
-
Die Organisation interzediert regelmäßig bei den Behörden.— Bu kuruluş düzenli olarak yetkili makamlar nezdinde aracılık yapar.
Синонимы