gençleştirmek
Etwas oder jemanden verjüngen oder in einen jüngeren Zustand versetzen.
Bir şeyi veya birini gençleştirmek ya da daha genç bir hale getirmek.
☞ Günümüzde çoğunlukla ‘gençleştirmek’ anlamında kullanılır; ‘jüngen’ kelimesi bu anlamda arkaik veya çok nadir kullanılır.
-
Die Kräuter sollen die Haut jüngen.— Bu bitkiler cildi gençleştirmelidir.
-
Er hat versucht, das Alter zu jüngen.— Yaşını genç göstermeye çalıştı.