bilen, tanıyan
Jemanden oder etwas durch Erfahrung oder Wissen identifizierend oder erkennend.
Birini veya bir şeyi deneyim veya bilgi yoluyla tanımlamak veya ayırt etmek.
☞ ‘Kennen’ fiilinin I. ortacı, sıfat olarak kullanımı.
-
Die kennende Person erkannte die Situation sofort.— Deneyimli kişi durumu hemen fark etti.
-
Er blickte mit kennendem Blick auf das alte Haus.— O, bilen bir bakışla eski eve baktı.