tıkınmak, aceleyle yürümek
Mit kleinen, unsicheren oder mühsamen Schritten gehen.
Küçük, güvensiz veya zorlu adımlarla yürümek.
-
Das kleine Kind tuckelt langsam durch den Garten.— Küçük çocuk yavaşça bahçede dolaşıyor.
-
Das kleine Kind tuckelt vorsichtig über den glatten Flur.— Küçük çocuk, kaygan koridorda dikkatlice yürüyor.