dürüst
Nicht durch Bestechung oder materielle Vorteile beeinflussbar; moralisch integer.
Rüşvet veya maddi çıkarlarla etkilenemez; ahlaki açıdan dürüsttür.
-
Der neue Polizeichef gilt als absolut unbestechbar.— Yeni polis şefi kesinlikle rüşvet almayan biri olarak kabul ediliyor.
-
Die Richterin gilt in der Stadt als absolut unbestechbar.— Şehirde bu kadın yargıç, kesinlikle rüşvet almayan biri olarak bilinir.
-
Für die Gerechtigkeit ist ein unbestechbarer Richter von entscheidender Bedeutung.— Adalet için tarafsız bir yargıç hayati önem taşır.
Антонимы