cezasız
Ohne eine Strafe oder Sanktion geblieben; nicht bestraft worden.
Ceza veya yaptırıma uğramamış; cezalandırılmamış.
-
Seine Taten blieben lange unbestraft.— Yaptıklarının cezası uzun süre verilmedi.
-
Die unbestrafte Tat erregte großes Aufsehen.— Cezasız kalan bu eylem büyük yankı uyandırdı.
-
Kriminelle dürfen nicht unbestraft bleiben.— Suçlular cezasız kalmamalıdır.