aldatmak, kandırmak
Jemandem etwas Unwahres oder Falsches als wahr verkaufen oder jemanden täuschen.
Birine gerçek olmayan veya yanlış bir şeyi doğruymuş gibi satmak ya da birini aldatmak.
☞ Genellikle akuzatif nesneyle (yalan) ve bir kişiyle birlikte kullanılır.
-
Du willst mir wohl etwas weißmachen!— Bana bir şeyler anlatmaya çalışıyorsun herhalde!
-
Er hat ihr diese Lügen weißgemacht.— O, ona bu yalanları anlattı.
-
Glaub ihm nichts, er versucht nur, dir etwas weißzumachen.— Ona inanma; sadece seni kandırmaya çalışıyor.