biriktirmek, toplamak, edinmek
Sich etwas (meist Unangenehmes oder Unvorhergesehenes) anhäufen oder sich etwas zulegen.
Bir şeyin (genellikle hoş olmayan veya öngörülemeyen bir şeyin) birikmesi veya birinin eline geçmesi.
☞ Genellikle ‘bir şeyi kendine mal etmek’ veya ‘bir şeyi biriktirmek’ anlamında kullanılır.
-
Er hat sich über die Jahre viel Geld zuschanzt.— Yıllar boyunca çok para biriktirdi.
-
Sie schanzt sich ständig neue Aufgaben zu.— Sürekli kendine yeni görevler buluyor.