yerinden edilmiş kişi
Eine Person, die innerhalb der Grenzen ihres eigenen Landes aufgrund von Konflikten oder Katastrophen ihre Heimat verlassen musste.
Kendi ülkesinin sınırları içinde, çatışmalar veya felaketler nedeniyle anavatanını terk etmek zorunda kalan kişi.
-
Die Zahl der Binnenvertriebenen ist im letzten Jahr stark gestiegen.— Geçen yıl iç göçmenlerin sayısı büyük ölçüde arttı.
-
Viele Binnenvertriebene suchen nun Schutz in den Großstädten.— Birçok iç göçmen şimdi büyük şehirlerde sığınak arıyor.
-
Die Regierung muss die Versorgung der Binnenvertriebenen sicherstellen.— Hükümet, iç göçmenlerin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamalıdır.
Синонимы