kabin
Ein kleiner, abgetrennter Raum in einem Boot, der als Schlaf- oder Aufenthaltsraum dient.
Bir teknedeki, uyuma veya oturma amacıyla kullanılan küçük ve ayrı bir oda.
-
Die Bootskabine ist sehr klein, aber gemütlich.— Tekne kabini çok küçük ama rahattır.
-
Wir haben unsere Taschen in der Bootskabine verstaut.— Çantalarımızı teknenin kabininde sakladık.
-
In der Bootskabine riecht es nach frischer Meeresluft.— Tekne kabininde taze deniz havasının kokusu var.