Существительное Частотностьtop-2000CEFR A2
die

Grenze

[ˈɡrɛnt͡sə]
По слогам gren|ze
§ Грамматика
Genitiv
der Grenze
Plural
die Grenzen
§Значения
sınır, hudut
Eine Linie, die das Ende eines Gebiets oder eines Landes markiert.
Bir bölgenin veya ülkenin sonunu belirten bir çizgi.
нейтральное
  1. Wir sind über die Grenze gefahren.
    — Sınırı geçtik.
  2. Die Grenzen zwischen den Ländern sind streng bewacht.
    — Ülkeler arasındaki sınırlar sıkı bir şekilde korunmaktadır.
Синонимы
limit, kapasite sınırı
Ein äußerster Punkt oder eine Grenze der Belastbarkeit oder des Wissens.
Dayanıklılığın veya bilginin en uç noktası ya da sınırı.
нейтральное
  1. Meine Geduld ist an ihrer Grenze.
    — Sabrımın sınırına geldim.
  2. Die Wissenschaft stößt an ihre Grenzen.
    — Bilim kendi sınırlarına ulaşmıştır.
Синонимы
sınır, ayrım
Die Trennung oder Abgrenzung zwischen zwei abstrakten Bereichen oder Konzepten.
İki soyut alan veya kavram arasındaki ayrım ya da sınırlandırma.
возвышенное
  1. Die Grenze zwischen Gut und Böse ist oft fließend.
    — İyi ile kötü arasındaki sınır genellikle belirsizdir.
  2. Es ist schwer, die Grenze zu ziehen.
    — Sınırı çizmek zordur.
§Идиомы
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке