i̇maj zararı, itibar kaybı
Die Beschädigung oder Verschlechterung des öffentlichen Ansehens einer Person, einer Organisation oder eines Staates.
Bir kişinin, bir kuruluşun veya bir devletin kamuoyundaki itibarının zarar görmesi veya kötüleşmesi.
-
Der Skandal verursachte einen massiven Imageschaden für die Firma.— Bu skandal, şirketin imajına büyük zarar verdi.
-
Man muss versuchen, den drohenden Imageschaden zu begrenzen.— Yaklaşmakta olan imaj zararını en aza indirmeye çalışmak gerekir.
-
Solche Fehler führen oft zu einem langfristigen Imageschaden.— Bu tür hatalar genellikle uzun vadede imaja zarar verir.