yavaş satılan ürün, satılmayan stok
Ein Produkt oder eine Ware, die sich über einen langen Zeitraum nicht verkauft und im Geschäft liegen bleibt.
Uzun bir süre boyunca satılamayan ve mağazada kalan bir ürün veya mal.
-
Diese alten Fernseher sind reine Ladenhüter.— Bu eski televizyonlar tamamen satılmayan eşyalar.
-
Wir müssen die Ladenhüter endlich mit einem Rabatt abverkaufen.— Artık stoktaki satılmayan ürünleri indirimle satmamız gerekiyor.
-
Das neue Modell wurde leider zum Ladenhüter.— Ne yazık ki yeni model tutulmadı ve satılmadı.
Синонимы