yoksul, parasız
Der Zustand, über keinerlei finanzielle Mittel oder Besitz zu verfügen.
Hiçbir mali kaynağa veya mülke sahip olmama durumu.
☞ Dilbilgisel açıdan bu, ‘mittellosigkeit’ anlamına gelen bir isimdir ve ‘mittellos’ sıfatı olarak kullanılmaktadır. Gerekte açıkça sıfatın istenmesi nedeniyle, yoksulluk özelliği tanımlanmaktadır.
-
Seine plötzliche Mittellosigkeit nach dem Verlust des Jobs war erschreckend.— İşini kaybettikten sonra aniden parasız kalması korkutucuydu.
-
Die plötzliche Mittellosigkeit nach dem Bankrott machte ihn sehr verzweifelt.— Banka iflasından sonra aniden parasız kalması onu son derece umutsuz hale getirdi.
-
Die plötzliche Mittellosigkeit nach dem Brand ließ die Familie alles verlieren.— Yangından sonra aniden ortaya çıkan maddi sıkıntı, ailenin her şeyini kaybetmesine neden oldu.
Антонимы