inatçılık, haklı olma ısrarı
Das übertriebene Beharren darauf, im Recht zu sein, oft ohne Rücksicht auf andere.
Haklı olmak konusunda aşırı ısrar etme; çoğu zaman başkalarını göz ardı ederek.
-
Seine ständige Rechthaberei macht die Zusammenarbeit schwierig.— Onun sürekli haklı çıkma çabası, iş birliğini zorlaştırıyor.
-
Ich habe keine Lust auf deine Rechthaberei.— Senin haklı çıkma çabalarına hiç niyetim yok.