öncü deneyim, dönüm noktası
Ein prägendes Ereignis, das den weiteren Lebensweg oder die Entwicklung einer Person entscheidend beeinflusst.
Bir kişinin sonraki yaşam yolunu veya gelişimini belirleyici şekilde etkileyen, şekillendirici bir olay.
-
Die Reise nach Indien war ein Schlüsselerlebnis für ihn.— Hindistan’a yaptığı yolculuk onun için dönüm noktasıydı.
-
Solche Schlüsselerlebnisse prägen oft die gesamte Persönlichkeit.— Bu tür dönüm noktası deneyimler genellikle kişiliğin tamamını şekillendirir.
-
Sie beschrieb das Gespräch als ein wichtiges Schlüsselerlebnis.— O, bu konuşmayı önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirdi.
Синонимы