çözülemezlik
Der Zustand, in dem etwas nicht gelöst, aufgehoben oder beseitigt werden kann.
Bir şeyin çözülemediği, ortadan kaldırılamadığı veya giderilemediği durum.
☞ Genellikle matematiksel, mantıksal veya hukuki bağlamlarda kullanılır.
-
Die Unlösbarkeit dieser Gleichung wurde bewiesen.— Bu denklemin çözülemez olduğu kanıtlanmıştır.
-
Wir kämpfen gegen die Unlösbarkeit des Konflikts.— Çatışımın çözülemezliğiyle mücadele ediyoruz.
Синонимы