teselli edilemez, çare bulunmaz
Der Zustand, in dem ein Schmerz, ein Verlust oder eine Situation absolut nicht zu lindern oder zu trösten ist.
Bir acının, bir kaybın veya bir durumun hiçbir şekilde hafifletilemediği ya da teselli edilemediği hal.
☞ Bu kelime genellikle isim olarak kullanılır; sıfat olarak yalnızca ‘untröstlich’ biçimi mevcuttur.
-
Die Untröstlichkeit seines Schmerzes war für alle Anwesenden spürbar.— Onun acısının dayanılmazlığı, oradaki herkes tarafından hissediliyordu.
-
Die Untröstlichkeit nach dem plötzlichen Verlust seines Hundes war tief.— Köpeğini aniden kaybetmenin ardından hissettiği üzüntü çok derindi.
-
Die Untröstlichkeit nach dem Verlust der Heimat war für die Familie greifbar.— Vatanını kaybetmenin ardından hissedilen derin üzüntü, aile için somut bir hal almıştı.
Синонимы
Антонимы