sınırlı, kısıtlı
In seiner Ausdehnung, Menge oder Reichweite begrenzt oder eingeschränkt.
Kapsamı, miktarı veya erişim alanı bakımından sınırlı veya kısıtlı.
-
Die Auswahl an Farben ist leider sehr beschränkt.— Ne yazık ki renk seçenekleri oldukça sınırlı.
-
Wir haben nur beschränkte Mittel für dieses Projekt.— Bu proje için yalnızca sınırlı kaynaklarımız var.
-
Der Zutritt zum Labor ist beschränkt auf autorisiertes Personal.— Laboratuvara giriş yalnızca yetkili personelle sınırlıdır.
Синонимы
Антонимы