Прилагательное Частотностьtop-5000CEFR B2

gedrückt

[ɡəˈdʁʏkt]
По слогам ge|drückt
§ Грамматика
Сравнение · правильный
Positiv
gedrückt
Komparativ
gedrückter
Superlativ
am gedrücktesten
§Значения
keyifsiz, moralsiz
In einem traurigen, niedergeschlagenen oder deprimierten Geisteszustand.
Üzgün, keyifsiz veya depresif bir ruh hali içinde.
нейтральное
  1. Er wirkte heute sehr gedrückt.
    — Bugün çok üzgün görünüyordu.
  2. Ihre gedrückte Stimmung war spürbar.
    — Onun keyifsiz hali hissedilebiliyordu.
Синонимы
Антонимы
sıkıştırılmış, basılmış
Physisch nach unten belastet, komprimiert oder zusammengedrückt.
Fiziksel olarak aşağıya doğru yüklenmiş, sıkıştırılmış veya ezilmiş.
нейтральное
  1. Die gedrückten Metallteile sind stabil.
    — Bükülmüş metal parçaları sağlamdır.
  2. Das Material ist fest gedrückt.
    — Malzeme sıkıca sıkıştırılmış durumda.
boğuk, alçak perdeli
In der Tonhöhe oder Stimme tiefer als üblich, oft gedämpft.
Ses tonu veya sesi normalden daha alçak, genellikle bastırılmış.
нейтральное
  1. Er sprach mit einer gedrückten Stimme.
    — Üzgün bir sesle konuştu.
  2. Der Klang der Trommel war gedrückt.
    — Davulun sesi kasvetliydi.
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке