parıldayan, ışıldayan
Durch Reflexion von Licht kleine, helle Lichtpunkte erzeugend.
Işığın yansıması yoluyla küçük, parlak ışık noktaları oluşturan.
-
Sie trägt ein glitzerndes Kleid auf der Party.— Partide parlak, ışıltılı bir elbise giyiyor.
-
Der Schnee war heute Morgen sehr glitzernd.— Bu sabah kar çok parlıyordu.
-
Das Meer sieht im Sonnenlicht glitzernd aus.— Deniz, güneş ışığında parıldıyor.