çatışma tetikleyici, kızıştırıcı
Einen Streit oder eine Auseinandersetzung begünstigend oder auslösend.
Bir tartışmayı veya çatışmayı teşvik eden veya tetikleyen.
-
Seine konfliktfördernde Art belastet das gesamte Team.— Onun çatışmaları körükleyen tavrı tüm ekibi olumsuz etkiliyor.
-
Diese Entscheidung wirkt leider sehr konfliktfördernd.— Ne yazık ki bu karar oldukça çatışma yaratıcı görünüyor.
-
Wir müssen konfliktfördernde Verhaltensweisen sofort unterbinden.— Çatışmayı körükleyen davranışları derhal engellemeliyiz.
Синонимы
Антонимы