karışık, harmanlanmış
Aus verschiedenen Teilen oder Elementen zusammengesetzt; gemischt.
Çeşitli parçalardan veya unsurlardan oluşmuş; karışık.
-
Das ist ein mixtes Publikum.— Bu, karışık bir izleyici kitlesi.
-
Die Ergebnisse waren sehr mixt.— Sonuçlar oldukça karışıktı.
-
Er bevorzugt mixtes Design.— O, karışık tasarımları tercih eder.
Антонимы