dayatmak, emretmek
Jemandem etwas gegen seinen Willen aufzwingen oder diktieren.
Birine kendi isteği dışında bir şeyi zorla dayatmak veya emretmek.
☞ Genellikle politik veya hukuki bağlamda kullanılır.
-
Die neue Regierung oktroyierte dem Volk strenge Gesetze.— Yeni hükümet halka sıkı yasalar dayattı.
-
Man darf den Mitarbeitern keine Bedingungen oktroyieren.— Çalışanlara hiçbir koşul dayatılmamalıdır.
-
Die Bedingungen wurden den Verhandlungspartnern oktroyiert.— Şartlar, müzakere taraflarına dayatıldı.
Синонимы