ertelemek, uzatmak
Eine Frist, eine Dauer oder einen Zeitraum verlängern.
Bir süreyi, bir sürekliliği veya bir zaman aralığını uzatmak.
☞ Özellikle hukuki veya idari bağlamlarda kullanılır.
-
Der Vertrag wurde um ein Jahr prorogiert.— Sözleşme bir yıl süreyle uzatıldı.
-
Die Behörde hat die Frist prorogiert.— Yetkili makam süreyi uzattı.
Синонимы